Giresun Bilgi Adresi
06 Şubat 2012, 06:51:37 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
 
Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Giresun Adası
Konudaki Cevap Sayısı
2
Konuya Bakanlar 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntüleme Sayısı
564

+ Giresun Bilgi Adresi > GİRESUN > Giresun Genel Bilgi > Giresun Adası > Giresun Adası
Sayfa: [1]
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadı Say Bu Konuyu Gönder Yazdır

Gönderen Konu: Giresun Adası  (Okunma Sayısı 564 defa)
 
22 Mart 2009, 05:07:45
cavuismail
Kahraman Üye
*

     Üye No : 3
     Yaş : 46
     Cinsiyet : Bay
     Nerden : İSTANBUL
     Konu : 321
     Mesaj : 1,272
Karma +150/-11





Üyenin Mesajı:
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Giresun Adası

Karadeniz’in iskân edilebilir tek adasıdır. Ada dünya mitolojisinde ve tarihinde Aretias, Areionesos (İlk çağ adı), Nesos, Area, Areos, Chalceritis (Romalıların verdiği ad) adları ile karşımıza çıkmaktadır.

Kıyıdan bir mil açıkta bulunan ada 40. 000 metre karelik yüzölçümüne sahiptir. Bir söylenceye göre ada kentin güney doğusunda yer alan ve görünümü bir kartal gagasını andıran Gedik kayadan kopan bir parçanın denize yerleşmesiyle oluşmuştur.

Adada tarihle doğa iç içedir. Kalıntılardan çepe çevre surlarla çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Surların yapımındaki inşaat işçiliği Giresun Kalesiyle aynı tekniktedir. Pontus’lular dönemine ait olduğu kuvvetle ihtimaldir. Tarihi kalıntılarından iki büyük şarap fıçısı, bir mabet harabesi, tapınak yeri, ayakta kalan surlar ve gözetleme kulesi en göze çarpanlardandır. Doğu ucundaki “Hazma Taşı” antik çağlardan kalma bir dikittir. Çağlar boyunca yöre insanları için mistik güç kaynağı olmuştur.

 

Romalı bilgin Pilini us “Ilistariaus Mundi” adlı eserinde, adada savaş tanrısı Mars’a sunulmuş bir açık hava mabedinden söz eder ve şunları yazar “ … .  Ve Pharnace’nin karşısında Chalceritis, Yunanlıların Mars’a vakfedilmiş olan Ari as’ı bulunur. Burada kuşların kanatlarını vurarak yabancılarla mücadele ettiği söylenir. ”

Ada mitolojide geçen Altın Post peşindeki Argona utlar ile ilgili önemli bir olaya sahne olmuştur.

Thabai Kralı Athamanas’ın, Nefele adlı karısından iki erkek çocuğu olur. Sonraki yıllarda ikinci kez evlenen kral çocuklarını kurban ederse ülkesinin kıtlıktan kurtulacağına inandırılır. Bunu öğrenen anneleri Nefele çocuklarını bulut ve buğuya sararak uçan altın bir posta bindirir ve onları Karadeniz’e doğru gönderir. Çocuklardan biri Çanakkale boğazında fırtınaya tutularak ölür, diğeri yoluna devam eder ve mitolojik kişilerce Çanakkale boğazı ile Kafkasya arasında bir yere saklanır. Herakles döneminde aralarında Güç Tanrısı Herkülün de

Bulunduğu bir gurup yiğit altın postu ele geçirmek amacıyla Karadeniz’e açılırlar. Bir sürü serüven yaşadıktan sonra Aretias adasına gelirler. Altın postun burada saklı olduğuna inanmaktadırlar. Ancak adada onları ejderha yapılı kuşlar karşılar. Herkülün daha önce Stymphales Gölü çevresinden kovduğu kuşlar buraya yerleşmişlerdir. Kuşlar tüylerini ok gibi fırlatarak saldırıya geçerler. Argonautlar kalkanlarıyla kendilerini korumaya çalış salarda bir arkadaşlarını yitirmekten kurtulamazlar. Sonunda kuşları öldürür ve altın postu aramaya koyulurlar. Bulamayınca da adayı lanetleyerek ayrılırlar.

1984 yılında kaptan Tim Severin yönetimindeki araştırma ekibi bu efsanevi yolculuğu tekrar canlandırmak için Argo gemisinin aynısını hiç çivi kullanmadan yaptırır ve kürek çekerek Giresun Adasına gelirler. National Geographic dergisinin de bulunduğu bu seyahati BBC Televizyonu 12 kişilik bir ekiple belgeselleştirir ve tüm dünyaya bu ada tanıtılır.

Romalı bilgin Pilinius’un “Histarium Mundi” adlı esrinde ve ünlü Mitos yazarı Apollonius’un (İ. Ö.  295–195 ) “Argonautiga” alı eserinde konu daha da detaylı işlenmektedir.

Başka bir efsane Kral Mitridates’in kızına ilişkindir. Kralın genç ve güzel kızıyla pek çok soylu kişi evlenmek istemektedir. Kız ise hiçbirini istemez, çünkü kalenin eteklerinde koyunlarını otlatan bir çobanı sevmektedir. Kral buna kızar, kızını adadaki manastıra kapatır. Çobanı yakalatarak manastırın önündeki kiraz ağacına astırır. Kızda ertesi gün kendini manastırın kulesine asar.

Üçüncü bir öykü şöyledir. İsrail Oğulları Hazret-i Yusuf’un altından bir heykelini yapar. Mısır’dan göç edip Filistin’e vardıklarında Musa Peygamberden heykeli getirmesini isterler. Hazret-i Musa mucizeyle heykeli Filistin’e getirir. Burada Fenikeliler heykeli alıp Kıbrıs’a götürürler. Yunanlılar heykeli Kıbrıs’tan alarak Olympos Dağına yerleştirirler. Pers İmparatoru Dara (Dareios) Anadolu ve Yunanistan’ı ele geçirince altın heykeli Mısır’a geri verir. Bundan sonra heykel tekrar Fenikelilerin eline geçer. Bu kez getirip Aretias Adasına yerleştirirler. Altın heykeli almak için Yunanlıların Giresun Adasına kırk kez saldırdıkları söylenir.

Giresun Adasında geçmiş Amazonlarla da ilgili efsaneler vardır:


AMAZONLARIN ADASI ARETİAS   -   GİRESUN ADASI

ESKİ KAYNAKLAR:

            Apollonius  Rhodius’un  yazdığı  Argonautica  adlı  eserde  Karadeniz   kıyıları  ile  ilgili  kesin  ve  doğru  tanımlamalar  bulunmaktadır. Bu eser Yunanlı kahraman Jason ve yoldaşlarının Yunanistan’dan Karadeniz kıyıları boyunca ilerleyerek Doğu Karadeniz bölgesinin Colchis adı verilen güney sahillerine olan yolculukları ile ilgili bilgiler içermektedir.

            Apollonius  Rhodius  milattan  önce  2. yüzyıl  başı  ve  3. yüzyıl  sonlarında  yaşadı  ve  Mısır’daki  İskenderiye  kentindeki  bir  müzede  ( Üniversite )  kütüphaneci  olarak  görev  yaptı. Bu kütüphane tarihi eser konusunda çok zengin bir kütüphaneydi.

Apollonius eserlerinde bizlere Amazonlar hakkında bilgiler vermiş ve Amazonların adasını  “ Aretias “  olarak tanımlamıştır.


KİTAPTAN ALINAN BAZI ÖZ YAZILAR:

2. Kitap 382 – 388

Kör kâhin Phineus, daha ileri bir tarihte Colchis’e olan yolculuğunda Jason’ı tasvir etmektedir. Böylece Thermodon nehrinde yaşayan Amazonların ülkesi ve Amazonların adası Aretias’tan bahsetmektedir.

            …Tüm gayretinizle bütün adayı sarmış yüzlerce açlıktan kudurmuş kuşu kaçırdıktan sonra geminizi adaya yanaştırın. Orada Amazonların kraliçeleri Otrere ve Antiope’nin yaptırdığı Ares’in taş tapınağı vardır.

l l, 1169  -  1176


JASON VE YOLDAŞLARI AMAZONLARIN ADASINDA

Sonra hep birlikte koyun kurban etmek için  Ares  tapınağına  gittiler; ve  tüm  Amazonların  dua  etmek  için  kullandıkları  kutsal  siyah  taşında  bulunduğu  çakıldan  yapılmış  çatısız  tapınağın  dışındaki  kurban  taşının  çevresinde  telaşlı  ve  aceleci  bir  şekilde  durdular. Karşı  kıyıdan  koyun  ve  öküz  kurbanlarını  yakmak  için  kullandıkları  bu  kurban  taşı  onların  yasalarına  göre  adildi  ve  aynı  zamanda  kurban  etmek  için  kullandıkları  çok  miktarda  atları da  vardı.


ESKİ  KAYNAKLARIN  KUSURSUZLUĞU :

Amazonların  adası  ile  ilgili  coğrafi  tanımlamalar  o  kadar  kesin  ve  net  ki  Aretias’ın  Giresun  Adası  olma  ihtimali  çok  yüksektir .

Aynı  zamanda  buradaki  ibadethaneninde  detaylı  bir  açıklaması  bulunmaktadır . İbadet  yeri  taştan  yapılmıştır  ve  çatısızdır . Buranın  dışında  çakıl  taşından  yapılmış  bir  sunak  ( Kurban  taşı )  vardır  ve  ibadethanenin  içerisinde  kutsal  bir  siyah  taş  vardır . Bu  siyah  taş  ile  ilgili  İslam’ın  en  kutsal  yeri  sayılan   Mekke  ile  ilgili  bir  benzerlikte  kurulmaktadır . İslamiyet’in  mübarek  ibadet  yeri  sayılan  Mekke  şehrindeki  Kabe’de  siyah  taştan  yapılmıştır .

Bunun  yanı  sıra  Amazonların  atları  kurban  ettiklerine  dair  kanıtlarda  yok değildir . Yine  burada  atlarla  ilgili  benzerlikte  gözden  kaçmamaktadır .


ADANIN  GÜNÜMÜZDEKİ  DURUMU

Şu  anda  bu  ada  terkedilmiş  durumdadır . Fakat  Bizanslılara  ait  bir  tapınak  gibi  keşfedilmiş  bina  kalıntıları  halen  adada  mevcuttur .

Bu  küçük  ada  şaşırtıcı  bir  şekilde  günümüzde  hala  verimli  dinsel  törenlerin  ve  ayinlerin  buluşma  yeridir . Her  Mayıs  ayında  anakaradan  kadınlar  gelerek  bu  adada  dinsel  ayinler  düzenlemektedirler. Bu  bulgularda  hala  devam  eden   kültürel  ve  dinsel  geleneklerin  bir  göstergesidir .

Geçmiş alt kültürlerden izler taşıyan ada, eşine ender rastlanır bir doğa harikasıdır. Mevcut kalıntılar;insanoğlunun doğaya egemen olma isteğini vurgular. İnsan bir anda kendisini tarihin mitolojinin derinliklerinde bulur. Geçmiş uygarlıkların inançlarını ve törelerini yaşar gibi olur.

Logged
cavuismail'adlı üyenin imzası
FINDIĞIN BAŞKENTİ, KİRAZ'IN ANAVATANI, YEŞİLLE MAVİNİN BİRLEŞTİĞİ, KARADENİZİN TEK ADASI, ATATÜRK'ÜN MUHAFIZ ALAY KOMUTANI TOPAL OSMAN'IN MEMLEKETİ -GİRESUN -
Giresunform Mod
Site Polisi
*****
Offline

Konular: 2,328


View Profile
Re: Giresun Adası
« Posted on: 06 Şubat 2012, 06:51:37 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Logged
22 Mart 2009, 05:11:15
cavuismail
Kahraman Üye
*

     Üye No : 3
     Yaş : 46
     Cinsiyet : Bay
     Nerden : İSTANBUL
     Konu : 321
     Mesaj : 1,272
Karma +150/-11


Üyenin Mesajı:
Giresun Adası nın Tarihi
  Karadeniz’in insan yaþamına uygun olmakla meþhur adasýnýn tarihini gün yüzüne çýkarma gayreti daha önceki dönemlerde de bir çok tarihçi ve araþtýrmacý için bir uðraþ olmuþsa da yeterince materyalin olmayýþý veya teknik eksiklikler sebebiyle ortaya konulan  eserler pek tatminkar olamamýþtýr. Tabii ki bunda adanýn üzerindeki insan eliyle yapýlmýþ kalýntýlarýn çok fazla olmamasý ve yahut baþka bir deyiþle adanýn daha çok Giresun kentinin bir gözetleme kulesi göreviyle tarih içinde iþlev üstlenmesinin de payý vardýr. Yani ada üzerinde sayýca pek de fazla insan yaþamýnýn sürdürüldüðünü söylemek biraz gerçeðin dýþýna taþmayý gerektirir ki bu durum da yapýlan araþtýrmalarda bilimselliðin dýþýna çýkýlmasýna sebep olur.
      
   Þimdiki adýyla Giresun adasý tarih içinde Aretias; Areionesos,( Ýlk çaðdaki adý ) Nesos, Area,Areos, Chalcetiris (Roma imp. dönemindeki adý ) gibi adlarla anýlmýþtýr. Bu kadar çok ad ile anýlmýþ olmasý adaya birden çok halkýn ve kültürün hakim olduðunu gösteren önemli bir delildir. Hitit dönemi yazýlý tabletlerinden anlaþýlacaðý üzere “ki bu yýllýklar tanrýlara hesap vermek için hazýrlandýðýndan yalnýzca doðru bilgiler içermekte ve günümüz bilimsel tarih yazýmcýlýðýnýn temeli sayýlmaktadýr...” M.Ö 1600’lü yýllarda bölgeye hakim olan unsur  Miletoslular’dýr...Fakat Miletoslular bölgeyi kalýcý bir yerleþim alanýndan çok,yer altý ve yerüstü kaynaklarýný sömürmek amacýyla kullanmýþlardýr. Yani Giresun adasý ilk önce kuvvetle muhtemel bu kültürle tanýþmýþtýr. Daha sonraki dönemlerde ise yine denizcilikle uðraþan kolonici Cenevizliler ve  Venediklilerce ada bir gemi sýðýnaðý olarak kullanýlmýþtýr. Roma hakimiyeti, Roma’dan sonra Pontus hakimiyeti ve son olarak Osmanlý hakimiyeti ile tanýþmýþtýr. Evliya  Çelebi’nin de seyahatnamesinde belirttiði üzere ada 1634 yýlýnda Osmanlý hakimiyeti yýllarýnda Kazak denizcilerinin kýyý bölgelerini istila etmekte faydalandýðý ve saklandýklarý bir sýðýnak konumundadýr.

    Ada üzerinde bulunan kalýntýlar,araþtýrmamýzý daha derinleþtirecek ve gerçekçi kýlacaktýr. Giresun adasýnýn etrafýndaki surlarýn Pontus dönemine ait olduðu sanýlmaktadýr. Bu durum Giresun kalesi ile ada etrafýndaki surlarýn ayni inþaat tekniðiyle yapýlmýþ olmasýndan anlaþýlmaktadýr. Tabii ki bu surlar zamanla tahribata uðramýþ ve maalesef bugüne az sayýlacak sayýda bir kalýntýsý kalabilmiþtir. Ada etrafýnda surlarýn ve bir gözetleme kulesinin varlýðý da gösteriyor ki ada, Giresun kentine denizden gelebilecek tehlikelere karþý bir haberci ve savunma kalkaný görevini de üstlenmiþtir. Ama yine de ada üzerinde kayda deðer eser bulunduðunu da söylemek yerinde olacaktýr. Bunlarý sýralamaya baþlayalým.
 
    Giresun adasýnda Phokas manastýrý adýnda bir mabet kalýntýsý ve bir açýk hava tapýnaðý bulunmaktadýr. Bu kalýntýlarýn Amazon kraliçeleri Otrere ve Antiope tarafýndan yapýldýðý sanýlmaktadýr. Romalý bilgin Pilinius’un “ Ilistariaum Mundi” adlý eserinde adada savaþ tanrýsý Ares’e sunulmuþ bir açýk hava mabedinden söz etmektedir. Bundan da anlaþýlacaðý üzere bugün hala mitolojik bir hikayemi yoksa gerçekten tarih içinde yaþayýp yaþamadýklarý tartýþýlan Amazonlarýnda bir dönem Giresun adasýnda yaþadýklarý ve savaþ tanrýsý Ares’e tapýndýklarý ortaya çýkmaktadýr. Giresunlu Ermeni tarihçi Minas Bijiskyan Amazonlar hakkýnda cesur kadýn savaþçýlar derken ünlü tarihçi tarihin babasý Heredot ise Amazonlarýn Ýskitli gençlerle kaynaþmasýndan bahsetmiþtir. Rivayetçi tarih kaynaklarýnda Amazon kadýnlarýnýn anaerkil bir toplum olduklarý ve savaþçý özellikleri üzerinde özellikle durulmuþtur. Hatta yay kullanýrken daha rahat hareket edebilmek için göðüslerinden birini kestikleri dahi rivayet edilir. Ýlk çaðda Anadolu’da ki hakim anaerkil kültürün ve bu kültürün yansýmasý olan tanrýça Kibele inancýnýn bölgedeki bir yansýmasý belki de amazon kadýnlarýdýr. Dünyada bir benzer hikayesi bulunmayan bu kadýn savaþçýlarýn Giresun adasýnda yaþadýklarý bilgisine özellikle mitoloji kaynaklarýnda sýkça rastlanmaktadýr. Bazý tarihçiler ise Amazonlarýn bugünkü Terme civarýnda bir krallýk kurduklarýndan ve daha sonra Karadeniz kýyýsýna ve denizlere hakim olduðundan bahseder ki,Giresun adasý da bu hakimiyetten nasibine düþeni fazlasýyla almýþ olmalýdýr. Fakat unutmamak gerekir ki bugün Amazonlar üzerine yapýlan araþtýrmalar hala devam etmektedir. Yani bir baþka anlatýmla Amazonlarýn mitolojik kahramanlýklarýndan sýyrýlýp bilimsel tarihin gerçek bir parçasý olabilmeleri bundan sonra yapýlacak araþtýrmalara baðlýdýr. Bu kalýntýlarýn dýþýnda adada geçmiþ döneme ait iki adet þarap fýçýsý ve adanýn doðusunda yer alan antik bir kalýtý olan ve insanlarca ziyareti bereket getirdiðine inanýlan Hamza Taþý dikkat çekmektedir.
Hamza taþý,bugün hala insanlarca Mayýs yedisi adýyla anýlan,yýlýn her yirmi mayýs günü Giresun Aksu þenliklerinde ziyaret edilen ilginç bir kalýntýdýr.”Giresun Aksu Þenliði Rumi takvime göre yedi mayýsa denk geldiði için halk mayýs yedisi demektedir...” Hamza taþý üzerine birçok rivayet anlatýlmaktadýr. Bunlardan birincisi Hz.Hamza ile ilgiliymiþ gibi gösterilmeye çalýþýlsa da Hz.Hamza’nýn bölgeyle hiçbir yaþamsal ilgisinin olmamasý bu tezi çürütmektedir. Bu iddia olsa olsa Müslüman yöre halkýnýn bereket getirdiðine inandýðý bu kaya parçasýný kendi inancý içinde göstermeye çalýþmasýndan kaynaklanmaktadýr. Diðer bir görüþ ise çocuðu olmayan bir kiþinin Hamza taþý etrafýnda týpký yatýr ziyaretinde olduðu gibi dua ederek dolaþýrsa çocuðu olacaðý inancýdýr. Hatta yöre halkýndan bazýlarý bu þekilde adayý ziyaret edip dileði tutmuþ olan birinin doðan çocuðuna Hamza adýný vermesi nedeniyle taþýn bu adý aldýðýný savunsa da bu görüþte rivayetten ileri gitmemektedir.

   Hamza taþý’nýn önemi ve gerçeðini kavrayabilmek için kelimenin kökenine inilmesi faydalý olacaktýr. Latince Humuza  doðum demektir. Halk arasýnda zamanla kelime Hamza þeklini almýþtýr. Ýlk çað boyunca Anadolu’da hakim olan  Anaerkil yaþam biçimin bir yansýmasý da Giresun adasýndaki Hamza taþýdýr. Anadolu  diðer bölgelerinde doðum tanrýçasý Kibele heykellerinde tanrýçanýn kalça kýsmý geniþ tasvir edilmiþtir ki bundan amaç doðurganlýðý ifade etmektir. Ada da yer alan Hamza taþýnýn etrafýnda yer alan diðer kaya parçalarý ve taþýn üst kýsmýnýn baþka bir taþýn oturtulmasý için düz yapýlmýþ izlenimi vermesi Hamza taþýnýn da tanrýça Kibele inancý için yapýlmýþ olduðu gerçeðini doðurmaktadýr.

   Halkýn Mayýs Yedisi adýyla andýðý þenlik biraz incelenirse adanýn ve Hamza taþýnýn önemi biraz anlaþýlacaktýr. Yirmi mayýs günü Halk önce Giresun’un doðusundan denize dökülen Aksu ýrmaðý kenarýnda toplanýr ve ilkel geleneðe göre soyun sürdürülmesi için çocuðu olmayanlar dilek tutarak sacayaktan geçerler daha sonra denize yedi tane dilek taþý atarlar ve en sonunda bu faaliyetlerini pekiþtirmek için ada etrafýnda tekne ile dolaþýrlar. Bazý çocuðu olmayan çiftlerinse Hamza Taþýna dua ederek dilekte bulunduklarý ve dilekleri tutsun diye bir geceyi adada geçirdikleri de bilinen bir gerçektir. Bu ayin veya ibadet sýrasýnda taþa dönerek dua etme,taþýn deliklerine çalý çýrpý ve bez tutturma,adanýn körfezinde boy abdesti alma gibi bir dizi faaliyette icra edilmektedir. Yani ada ve özellikle Hamza Taþý yöre halký için doðurganlýðýn ve bereketin bir öðesi olarak algýlanmaktadýr. Hamza Taþýna duyulan bu inanýþýn yalnýzca bugün ile sýnýrlý kalmadýðýný bölgede daha önceden yaþamýþ Rum halkýnýn da ayný inançlara sahip olmasýndan anlayabiliriz. Ýþte doðumun ve bereketin timsali sayýlan Hamza Taþý inancý,kendini Anadolu’nun ilk halklarý kabul edilen Luvi ve Hattilerden baþlayarak sýrasýyla Ceneviz,Roma,Bizanslýlara sonrada Müslüman Oðuz,Selçuk ve Türkmenlere kadar  tüm halklarda benzer þekilde göstermiþ ve taþýn kaçýnýlmaz olarak doðum tanrýçasý Kibele için yapýlan bir dikit olduðu gerçeðini gözler önünr sermiþtir.

Giresun adasýnýn tarihsel özellikleri elbette ki bunlarla sýnýrlý deðildir. Fakat yazýmýzýn baþlangýcýnda da belirttiðimiz üzere,ancak yapýlacak yeni tarihsel araþtýrmalar ve arkeolojik kazý ve incelemelerle þu anda gizli kalmýþ bir çok bilgi açýða çýkacaktýr. Yöre halkýnýn mayýs yedisinde adanýn karþýsýnda Aksu ýrmaðýnýn denize döküldüðü yerde dilek taþlarýný denize atarken söylediði gibi Derdim belam denize! diyerek, adanýn bereketinin kendi tarihine de yansýmasýný dileyerek yazýmýzý noktalayalým
[/b]
Logged
cavuismail'adlı üyenin imzası
FINDIĞIN BAŞKENTİ, KİRAZ'IN ANAVATANI, YEŞİLLE MAVİNİN BİRLEŞTİĞİ, KARADENİZİN TEK ADASI, ATATÜRK'ÜN MUHAFIZ ALAY KOMUTANI TOPAL OSMAN'IN MEMLEKETİ -GİRESUN -
03 Nisan 2009, 23:10:21
cavuismail
Kahraman Üye
*

     Üye No : 3
     Yaş : 46
     Cinsiyet : Bay
     Nerden : İSTANBUL
     Konu : 321
     Mesaj : 1,272
Karma +150/-11


Üyenin Mesajı:
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Logged
cavuismail'adlı üyenin imzası
FINDIĞIN BAŞKENTİ, KİRAZ'IN ANAVATANI, YEŞİLLE MAVİNİN BİRLEŞTİĞİ, KARADENİZİN TEK ADASI, ATATÜRK'ÜN MUHAFIZ ALAY KOMUTANI TOPAL OSMAN'IN MEMLEKETİ -GİRESUN -
Sayfa: [1]
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadı Say Bu Konuyu Gönder Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

+ Hızlı Cevap

KalınİtalikAltını ÇizÜstü Çizgili|Işıldayan YazıGölgeli YazıKayan Yazı|Formatlı YazıSola DayalıOrtalanmışSağa Dayalı|Yatay Çizgi|Yazı Tipi BüyüklüğüYazı Tipi
Resim EkleSite Adresi EkleE-Posta Adresi EkleFTP Adresi Ekle|Tablo EkleTabloya Satır EkleTabloya Sütun Ekle|Üst YazıAlt YazıDaktilo tarzı yazı|Kod EkleAlıntı Ekle|Liste EkleBilgi Kutusu Ekle
agla blush bunepeki bys cicek dancing dost hihi huhu kiki lütfen morgöz sicak sleep suss thankyou yasa yimaa biy


Bu site en iyi 1024x768 ebatlarında ve Mozilla Firefox Edinin tarayıcısı ile gözlemlenir!

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2011, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!